Halil SOYUER

tarih31.07.2013 10:53 — Şiirler,

 

MECBUR

Mecbur ki bahar gelmeye dünyamıza her yıl

Yağmur, yaradan emri ki hep yağmura mecbur.

Ay parlayacak, gösterecek kendini gökte

Mecbur şu güneş, ertesi gün doğmaya mecbur

 

Basmışsa sıcak yaz günü mecbur da o yüzden

Dağ ormana tutkunsa da, orman dağa mecbur

Bin bir çiçeğin açması hoş, kokması hoştur

Mecbur arının ağzına bal sağmaya mecbur

 

Seller köpürüp taşsa da toprak ana memnun

Yaprak dala, dal gövdeye, kökler suya mecbur

Gözler kapanır kendiliğinden uyur insan

El tutmaya, dil tatmaya, göz uykuya mecbur.

 

Göz görmeye mecbur açılıp baktığı anda

Aylar yılı, günler ayı, terk etmeye mecbur

Geldik şu güzel âleme emreyledi ALLAH

Gelmişse vakit can gidecek gitmeye mecbur.

 

Konmuş bu düzen bir kere kim gelse değişmez

Bir'ler yüz'e, yüz'ler on'a, on'lar bir'e mecbur.

Tâkdiri ilâhi denilen bir yasa var ki

Herkes göğe mecbur, yine herkes yere mecbur.

Halil SOYUER

 

 

 

İNSANIZ

İnsanız elbet de onur duyarız

Senelerin bizi ziyaretinden

Tanrım bizi, mahrum etme, ne olur

Şu güzel günlerin ziyafetinden

 

Kini düşmanlığı içten atalım

Atalım da rahat rahat yatalım

Moral gücümüze moral katalım

Yaşamanın yiğit cesaretinden

 

Bazen sarsılır da altımızda yer

Talih elimizden tutmadan gider

İnsan gönül bahçesine gül diker

Bir şey kaybetmezse nezaketinden

 

Hayat tarlasına ömür ekeriz

Yıllarda eriyen kesme şekeriz

Zaman olur neler neler çekeriz

Duyguların aşka kefaletinden

 

Düşmanlıklar sevgilerle yıkılsın

Yarınlara ak alınla çıkılsın

Göğsümüze altın nişan takılsın

İnsanın, insanlık asaletinden

 

Hayat yüzümüze gülerek baksa,

Batsın, bir insanda, insanlık yoksa

Kurtarsın kim gelip kurtaracaksa

Bizi hırsımızdan esaretinden

Halil SOYUER

 

 

GÖNDER

Git de bir kocaman zarf al çarşıdan

Üzerine endamını çiz gönder

Ayrılığın yetti artık canıma

Ayrılığı ayağınla ez gönder

 

Gönülden af çıktı hasret suçuna

Gelmeye karar ver ayın kaçına

Bir de resmini koy zarfın içine

Arkasına üç beş satır yaz gönder

 

El söz eder gezme dağda bayırda

Otlar ayak öpsün gez ki çayırda

Cümleleri dudağından ayır da

Üzerine dil değmemiş söz gönder

 

Kimde var ki şu sendeki fidan boy

Aynalara bak da sana sen de doy

Saçlarının kokusundan bol bol koy

Sitem edeceksen ondan az gönder.

 

Sabah erken erken düş ki yoluna

Rüzgâr bile giremesin koluna

Hasret kaldım ellerinin falına

Avucundan parça parça iz gönder.

 

Umutları gökten yere indir de

İşte bunlar var ya, hep senindir de

Hayallerin trenine bindir de

Ne olursun seni bana tez gönder

Halil SOYUER

 




Bir önceki konu başlığımıza göz atmak isterseniz tıklayınız : Harid FEDAİ