Faika SARP

tarih31.07.2013 10:53 — Şiirler,

AŞKA ISMARLADIK

Gidiyorum

Bahçeme güz

Çatılara yağmur bıraktım

Kırık dökük anılar

Delik deşik yürek

Vurdum gidiyorum

Aşka ısmarladık, aşka ısmarladık

 

Toprağa değmeden yürüyor ayaklarım

Uğultum uğultusunu dindiriyor rüzgârın

Siyah kar gibi eriyor ardımda gölgem

Kuş yuvalarını bozan

Kış gibi gidiyorum

Lime lime uzalı, yol oldum gidiyorum

 

Binlerce günün sancısını

Yüz göz olduğum rüyaları

Yastığıma yüz bıraktım

Dantelinde düğümlü çığlık

İplik iplik hasret, ayrılık

Aşka ısmarladık, aşka ısmarladık

 

Bir yaz ki uyanmıştım

Yepyeni bir sabaha

Nabzım deli Sakarya

Gözlerim Marmara

Mavileri coşmuş

Dalga dalga vuruyordu aynalara

O günün hatırına

Gidişimi bayram bıraktım

Halaylar çek, gül oyna

 

Biliyorsun

En gözü dönmüş yüreklindim

Seni değil hep hüzünlerini fethettim

Ganimetim yığın yığın yangın

Lav gibi gidiyorum

Oysa neler ısmarlamıştım aşka

Çiçeği burnunda

Berdel kızlar burukluğunda

 

Gidiyorum

Yokluğuma yokluğunu bıraktım

Sensizlik lebi derya

Kuşandım gurbeti

Koptum gidiyorum

Çatladım göğsümün can hattı

Umutlarım yıkıntımın altında kaldı

Ağrı ağrı

İnfarktüs gidiyorum

Öyle yalnızlık, öyle kalabalık

Bir daha görüşemeyiz artık

Aşka ısmarladık, aşka ısmarladık

 

 

 

 

İZ

Parmak izi yoktur zamanın

Çizer yüzümü, eldiven kullanmadan

Erguvan akşamlarda aynamdan yansıyan

Benzerimdir, dünden arta kalan

 

Kimliksizdir zaman

Çağlara ayırır tarihçiler

Evrimi görmek için

Oysa boşunadır, devinim

Değişime uğramadan türer

İlkel zaman

 

Yüzsüzdür zaman

Tek bir resmi yoktur

Tanrı gibi

Çevreletip, duvarıma assam

 

Canidir zaman

Parmak izi yoktur ki

Yakalasam.

 

 

 

 

YALAN MAVİ

Gelirdi

Özlemlerimden tutkularımdan

En uzaklarımdan

Çıkıp gelirdi

 

Dudaklarından aşk şarkıları

Aşkım kadar sahi

Elleri günahkâr

Gözleri yalan mavi

 

Ürperirdim

Baştan ayağa nisan olurdum

Yağmurunu yudumlar

Güneşini solurdum

Kabuğu çatlardı duygularımın

Bahçelere dönerdim

Adı bilinmedik

Çiçekler dolusu

 

Gelirdi

Kim olduğunu kimsenin bilmediği

Sevgili

Irmaklığında Çoruh'un deli coşkusu

Teninde dağların vahşi kokusu olurdu

Varlığımı doldururdu

 

İçlenirdim

Sözcüklerimde alevi

Ateşi özümde gizli

Şiirler yazardım

Yürekler dolusu

 

Gelirdi zamanı durdururdu

Rüyalar düşler getirirdi

Gençlik resmim

En güzel mevsimim olurdu

 

Dudaklarında aşk şarkıları

Aşkım kadar sahi

Elleri günahkâr

Gözleri yalan mavi

 

 

 

 

 

AŞK MISIN?

Hasret ömrümü biçti, sevdam ateşler içti

Alev dumanı geçti, har mısın rüzgâr mısın

 

Söyle bana bir tanem, yâr mısın efkâr mısın

Yüreğimde gezinen, dost musun ağyâr mısın

 

Düşlerime kök saldın, canımdan bir can aldın

Maviye yeşil çaldın, dal mısın çınar mısın

 

Gözümde bulut bulut, yağmur musun kar mısın

Ansızın akıveren, sel misin pınar mısın

 

Emrettin ferman ettin, kulundum kölen ettin

Varımı talan ettin, yetti mi karar mısın

 

Ab-u hayat bulduğum, hudutsuz diyar mısın

Yoluna baş koyduğum, han mısın hünkâr mısın

 

Yanına varılmıyor, gönlüne girilmiyor

Engeller yarılmıyor, dağ mısın hisar mısın

 

Bahçemde evlek evlek, güz müsün bahar mısın

Kâh sarı kâh gök çiçek, bal mısın nektar mısın

 

Dökemediğim gözde, dilde, gizde, son sözde

Yanıp kül olan özde, yok musun firar mısın

 

Söyle bana bir tanem, aşk mısın kumar mısın

Ben aklımı kaybettim, kâr mısın zarar mısın

Faika SARP

 




Bir önceki konu başlığımıza göz atmak isterseniz tıklayınız : Günerkan AYDOĞMUŞ