Ali KINIK

tarih31.07.2013 10:54 — Şiirler,

 

BEN GÖÇÜYORUM DİLARA

 

Bu deniz deli, bu sandal kırık

Ve ellerim kan-ter içinde artık

Bütün ışıklara sırtımı döndüm,

Bütün ışıklardan kaçtım

Ben bir garip adamım Dilara,

Körkütük karanlıklara aşık...

 

Beni üç odalı bir mahzene koymuşlar

Kapılar kapatıyorum, kapılar açıyorum

Aşka susadığımda-bir ömür boyu-

Tenhalarda yıllanmış kanımı içiyorum

Bunu ben seçiyorum!

Kimse bilmiyor Dilara,

Kapılar kilitli

Ben göçüyorum,

Ben göçüyorum...

 

Ben bu şehre bulutlarla girdim

Geceydi, siyahtı, kanım

Yağmıyordu, böyle değildi

İşte, beni terk ettiler, atımı ürküttüler

Gümüş tepsilerde şiirler getirdiler

Cebim yoktu Dilara, param yoktu

Beni bitirdiler,

Beni bitirdiler...

 

Gelecek, biliyorum

At değil, bulut değil, kuş değil,

Biliyorum, beyaz değil

Bir şey gelecek

Bir şey gelecek, ben gideceğim

Kimse ağlamayacak Dilara, hiç kimse gülmeyecek

Bir boşluk, varlıksız, varlıksız ve kıyassız.

Ben bütün şairlere dokundum geçtim

Bütün şairlere, prenslere, bütün kurbağalara

Bütün kahramanları ben öldürdüm

Dilara,

Ben öldürdüm sandılar.

Ben gideceğim,

Şairler doğacak, değnekler kırılacak

Bir şiirin en kanatlı yerinde, bir şey gelecek

Ya da bir şey gelmeyecek,

Ben gideceğim....

 

Say ki, bir uzun yol treni olsun zaman

Rastgele inilmiş bir bozkır istasyonu,

Bir yanlış adres olsun, bir yanlış adres, ömrüm

Öyle yalnız, yabancı ve gölgesiz.

Trenler geçer ya, geçmez değil,

Bağrımdan geçer trenler,

Biletim geçmez...

Beni baştan aldattılar Dilara,

Beni unuttular,

Beni unuttular......

 

 

 

TURAN DUASI

Atsız Beğ için...

 

Seni, acundan yüce tek "var" saymışım Tanrı'm

Göğe değen başımı, yere eğmişim Tanrı'm

Ve gönlümde yanına çiçek koymuşum Tanrı'm

Bu sevgiyi sen verdin, bu da benim nazımdır

Korkak kullarca değil, erkekçe niyazımdır

Ey Tanrı'm, yüce Tanrı'm

Kat, gücü güce Tanrı'm

Bölük bölük bölündük

Sonumuz nice Tanrı'm

 

Sensin derdi yaratan, derman olan yine sen

Sensin Türk'ü yaratan, ayrı kılan yine sen

Yüce dağlar birleşir, eğer ki sen "ol" desen

Dilersen kes hakkımı ekmeğimden, suyumdan

Bu birlik, varlık demek, esirgeme soyumdan

Kapına durdum Tanrı'm

Yere diz vurdum Tanrı'm

Çek şu kızıl perdeyi

Bir olsun yurdum Tanrı'm

 

Tanrı'm şerefim için, namusum, dinim için

Şerefsize bilenen şerefli kinim için

"Ben" dedim ya, andolsun, sanma ki benim için

Ahlaksız çarklar için, saklanmaz farklar için

Şu çakal insancıklar, şu bozkurt Türkler için

Açtım elimi Tanrı'm

Çözdüm dilimi Tanrı'm

Kabul et bu duamı

Arz-ı hâlimi Tanrı'm

 

Bu gece, ağlar gibi kurtlar uludu dağdan

Gözlerime kan değdi, dokuz yaralı tuğdan

Bir türkü, bir de ağıt kopardım eski çağdan

Türküm umudum olsun, ağıdım yaram olsun

Türküsüz ve ağıtsız gün bana haram olsun

Bu acı beter Tanrı'm

Sanmam ki biter Tanrı'm

Belki benden artar da

Neslime yeter Tanrı'm

 

Bizi zulme bileyen bu kutlu güç senindir

Haklı ve yiğit kılan şerefli taç senindir

Türk olmaksa suçumuz, bu soylu suç senindir

Sanma ki bu sorgudur, sen Tanrısın, ben kulum

Sen sabırda zenginsin, bense işte yoksulum

Dört yanım soru, Tanrı'm

Hepsi en zoru Tanrı'm

Soruların zorundan

Soyumu koru Tanrı'm

 

Sen Tanrı değil misin, adını yargılatma

Sana Tanrı deyince, dinimi sorgulatma

Ya adam et bunları, ya beraber yaşatma

Kanı bozuk olanlar "Türk'üm" diyemesinler

Ve Türk'ün dik başını yere eğemesinler

Gökçek Tanrı'm, gök Tanrı'm

Sevgisi büyük Tanrı'm

İti kurda baş kılma

Bu ne ağır yük Tanrı'm

 

Şimdi beni ezenler, demek soyumu bilmez

Bozgunun ardındaki mutlaka toyumu bilmez

Demek beni bilir de, deli huyumu bilmez

Çin'de kırkbir çeriyle ihtilâl yapan kimdi

Peki o uslanmaz kan hangi bedende şimdi?

Şükür ki bende, Tanrı'm

"Niçin"i, sende Tanrı'm

Bugünü de kutlu kıl

Gözlerim dünde Tanrı'm

 

Türkiye benim yurdum, canım kurban bu yurda

Fakat bir dağ az gelir mayası hür bozkurda

Kıralım şu zinciri artık ferman buyur da

Sınırları bozalım, yeni baştan çizelim

Kendi toprağımızda hesapsızca gezelim

Bir ferman buyur Tanrı'm

Dünyaya duyur Tanrı'm

Türk'ü Türk'e kavuştur

Var beni ayır Tanrı'm

Çünkü o gün her ölen

Sadece uyur Tanrı'm

 

 

YASEMEN

Yaralı akşamlardan çıkıp gelmiştim

Ben bütün akşamlardan çıkıp gelmiştim

Belki seni böyle bulmamalıydım

Öyle kalmalıydı belki akşamlar

Yitik bir masal gibi

 

Sonra ellerini tanıyordum, incecik

Sonra kırılgan gözlerini

Susup yüreğime süzülüyordun

Yüreğim diyorum yüreğim YASEMEN

 

Ben hep kordan güllere tutunurdum, pürtelaş

Ben hep tutunurdum avuçlarımda ateş

Yağmur hiç böyle yağmazdı ellerime

Ellerim diyorum ellerim YASEMEN

 

Bir bulut düşüyordu düşlerin ortasına

Ben tepeden tırnağa ıslanıyordum

Hiç böyle görmemiştim aşkın iki yüzünü

Seni korkularla sevmek,

Seni hesapsızca sevmek

Her şeye rağmen işte seni sevmekti

Öncesi ve sonrası

Şimdi bir bulut var yüreğimde gezinen

Şimdi yıldız yıldız gökyüzü yanıyor

Gökyüzü diyorum gökyüzü YASEMEN

 

İşte böyle kimsesiz her anımda

Yani her anımda

Bir şiir sarıyor üşüyen düşlerimi

Oysa ben seni hiç tanımıyorum

Ömrümün şiirine hiç dokunmadım

Sebebim, hayatın ortasında eğreti duruşundu

 

Ve ben bir kumar oynadım ikimizin adına

Birimiz kaybettik, mutlaka kaybettik

Şimdi şu dalgalar çarpmıyor mu bağrıma

Bir yerlerde senin adın kanıyor

Kanıyor diyorum kanıyor YASEMEN

 

Ürkek bakışlarım avuçlarımda işte

Türkü dolu kalbim bakışlarında

Seni bile bile seviyorum bilesin

Seni bile bile kaybediyorum

Bilir misin, ömrümün sonrası nedir

Sonrası diyorum sonrası YASEMEN

 

Bir gün rüzgârınla çekip gideceksin

Gideceksin, biliyorum

Vazgeçilebilir dostlar bırakacaksın bu şehirde

Beni terk ettiğini bilmeyeceksin

Sonra gözlerimde tutuşacaksın

Gözlerim diyorum gözlerim YASEMEN

 




Bir önceki konu başlığımıza göz atmak isterseniz tıklayınız : Bauırcan KARABEKOV