Abdullah SATOĞLU

tarih31.07.2013 10:55 — Şiirler,

Elazığ

Seyyidler, şerifler mekânı yerin

İlmin, irfanın kaynağı Elazığ.

Balak Gazi' lerin, Çubuk Beğ' lerin

Koç yiğitlerin yatağı Elazığ.

 

Çıkmış cihada ardına bakmadan

Koşar akından akına bakmadan

Asırlar boyu cihana hükmeden

Ulu hâkanlar otağı Elazığ.

 

Bir huşû, bu huzur rüyâ mı nedir?

Gördüğün gerçek sanma, efsanedir!

Müftü Ömer Efendi, Baba Nadir

Alperenlerin durağı Elazığ.

 

 

Muhabbet türküsü tüter dilinde

Güllübağ'ın sevda kokar gülünde

Harput tepesinde, Hazar Gölü'nde

Müşfik bir anne kucağı Elazığ.

 

Bir Harput'lu olsam ben de n'olaydı?

"Sinemde tutuşmuş ocağ olaydı"

Hacı Hayri Bey'im ferman kılaydı

Olaydım onun çırağı Elazığ.

 


NEREDE?

Niçin bu hallere düştüm niçin ben

Bir koca çınardım, özüm nerede?

Öyle bir mukaddes dâvâ için ben

Yanıp kül olmuştum, közüm nerede?

 

Ceddim denizlerce kükrer coşardı

Yiğit gölgesinde yiğit yaşardı

Başlar eğilirdi, taçlar düşerdi

Bir gücümüz vardı bizim, nerede?

 

Bir hançer dayanmış yurdun bağrına

Haykırsan da cevap gelmez çağrına

Bu devlet-i ebed-müddet uğruna

Ezelden verilmiş sözüm nerede?

 

Savaşta kartalım, sulhta meleğim

Çevrilmedi Hakk'tan hiçbir dileğim

Bükülmezdi benim tunçtan bileğim

Şimşek'le yarışan hızım nerede?

 

Alev alev kır atımın yelesi

Zapt olunmaz asla imân kalesi

Bir gün biter elbet Türk'ün çilesi

Zafer türkülerim, sazım nerede?

 

Töremde kutsaldır silâhım, atım

Sürmüş asırlarca tüm saltanatım.

Ülkem yasta ise asık suratım

O gülünce gülen yüzüm nerede?

 

Varsın olmasın ne rütbem ne tuğum

Hep vatan içindir böyle coştuğum

Nerde benim o cihangir ocuğum

Nerde Fatih'im, Oğuz'um nerede?

 

Gün olur da bir gün gelir Oğuz'um

Öç gününü elbet bilir Oğuz'um.

Canım fedâ yurda, olursa lüzum

Sefer için oğlum, kızım nerede?

 

Mal değil vatandır canın yongası

Çek kılıcı kından, silinsin pası

Bitsin artık, bitsin kardeş kavgası

Nerde ahlâk, imân, çözüm nerede?

Bir koca çınardım, özüm nerede?

 


 

MEVLÂNA

Selâm sana pîrler pîri Mevlâna

Oldum sevginin esiri Mevlâna

 

Geldi semâ semâ vecd ile Şah'a

Ben gibi hakîrin biri Mevlâna

 

Sencileyin mürid oldum Seyyid'e

Arındı gönlümün kiri Mevlâna

 

Şems-i Tebrizî ki ışıktır bize

Bahşetse n'ola iksiri Mevlâna

 

Hiç görmedi dünya dünya olalı

Sen gibi mütefekkiri Mevlâna

 

Aldım da feyzi manzum Mesnevî'den

Attım nefsimden kibiri Mevlâna

 

Çözmede Mesnevî mânâ sırrını

Hazla bal ettim zehiri Mevlâna

 

Uyandım gafletten buldum gerçeği

Gördüm Divân-ı Kebîr'i Mevlâna

 

Şeb-i arus için mekân tutmuşuz

Konya gibi nûr şehiri Mevlâna

 

Kubbe-i nadra'da buldum huzûru

Gördüm seni orda diri Mevlâna

 

Bozdum da tövbemi duydum nedâmet

Ettim ihlâsla zikiri Mevlâna

 

Hayrandır sana Müslüman Mecûsî

Getir imâna münkîri Mevlâna

 

Devâ kıl Hünkâr'ım yanmış gönüle

Dindir gözdeki nehiri Mevlâna

 

Tutuştum ney'deki aşk ateşinden

Kırdım zulmetten zinciri Mevlâna

 

 

Öyle mestiz ki biz,kudumle ney'le

Salarız arşa tekbiri Mevlâna

 

İlâhî bir muhabbetle sarhoşuz

Hoş buluruz her takdîri Mevlâna

 

Kabul et dergâha çevirme n'olur

"Allah kulu" bu fakiri Mevlâna.




Bir önceki konu başlığımıza göz atmak isterseniz tıklayınız : Ali AKBAŞ